Bu havaları arayabiliriz...

Bu havaları arayabiliriz...
26 Ocak 2018 Cuma 17:23

Derleme: Timuçin ÖZAT

Birçok bölgede genellikle ılık ve karsız geçen kış sezonunda içimizi soğutacak hatta “Bu havaları arayabiliriz” dedirtecek bir haber üzerine bilimsel derleme yaptık.

Haber merkezi -  Geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen ve 2020’li yıllarda başlaması beklenen ‘Soğuma Evresi’ ile ilgili yeni açıklamalar yapıldı. Birkaç asır önce yaşanan ve Türkiye’yi de etkileyen bu hadisede iklimler neredeyse kayıyor. Kışlar çok daha çetin ve karlı geçiyor.

Öncelikle haberimize konu olan durumun bir teori ya da kehanet olmadığının altını çiziyoruz. Yerli ve uluslar arası bilimsel açıklama, araştırma ve öngörülerin yer aldığı tespitler birden fazla kaynaktan faydalanarak toparlanmıştır.

OLASILIK YÜZDE 97 

‘Soğuma Evresi’ diğer ve daha yaygın bir tanımlama ile ‘Mini Buz Çağı’nın 2020-21 yıllarından itibaren etkisini göstermesi bekleniyor. Uzun vadeli tahminin günlük, haftalık ve mevsimsel model tahminlerinden farklı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Güneş Döngüsü kaynaklı bu küçük çapta ki Buz Devri’nin 1645-1715 yılları arasında yaşandığını Avrupa geneli ve Türkiye’nin de bu durumdan etkilendiğini belirttiler. Bu Küçük Buz Çağında yaz mevsiminin de olacağını ancak kışların daha uzun, soğuk, karlı ve bazı yerlerde de kurak geçebileceğini aktarılıyor. Güneşin manyetik döngüleri ile geçmişte yaşanan değişimlerin istatistikleri geliştirilen baz alınarak geliştirilen modele göre, tahminin tutarlılık oranının % 93 ila % 97 arasında olduğu, modeli geliştiren İngiltere Northumbia Üniversitesi’nde matematik profesörü Valentina Zharkova ve ekibi tarafından kamuoyun açıklanmıştı.    

SÜRMELİ: UFUKTA MİNİ BUZ ÇAĞI GÖRÜNDÜ

“Havayı Koklayan Adam” olarak da bilinen CNN Türk meteoroloji editörü Bünyamin Sürmeli, sosyal paylaşım hesaplarından konuyla ilgili açıklama yaparak, bu tahmine; "İklim değişikliği modellerinde ufukta mini bir buzul çağı görünmeye başladı…” sözleri ile destek verdi.

Sürmeli açıklamalarına şu ifadeler ile devam etti: “…Ve bu yüzlerce yıl sonra da görünmüyor. 2020-2030 yılları arasında mini bir buzul çağı yaşanabileceği tahmin ediliyor. Yani iki-üç yıl sonrasından bahsediliyor.  Buna neden olacak şey ise güneşin manyetik dalgaları birbirini sonlandıracak ve bu 10 içerisinde hava sıcaklıklarında ciddi bir azalma olacak deniyor.”

KÜRESEL ISINMAYASOĞUMA’ MOLASI

2021 yılından 2030 yılına kademeli olarak düşecek, mini bir buzul çağına neden olabileceği konuşuluyor. Güneşin manyetik döngüleri baz alınarak, yaklaşık 30 yıllık soğuma etkisi küresel ısınma ve etkilerini biraz olsun azaltabilir deniliyor. Bu modelde güneşin etkinliğinde önemli bir azalmanın olacağını görülmüş. 2030 yılından sonra güneşin etkisinin yüzde 60 oranında azalması en son 1645-1715 yılları arasında yaşanan mini buzul çağına benzer bir durumun tekrar yaşanacağı anlamına geliyor.

Öte yandan geçtiğimiz günlerde kutup soğukları Amerika ve Kanada’ya yine çöktü. Orta ve Batı Avrupa’da da uzun süredir soğuklar var. Alp Dağları için son 20-25 yılın en riskli çığ dönemi uyarısı yapıldı. Metrelerce kar birikti. Yani mini buzul çağları olmasa da ara ara dünyada böyle soğuma demoları yaşanıyor. Türkiye geneli ise nispeten çok daha ılık ve kurak tarafta kalıyor. Bazı yerlere hala kar yağmadı. Yağmur bile normallerin altında. Diğer bir taraftan da bazı yerlerde şiddetli yağışlar sellere neden oluyor. Çok kuvvetli fırtınalar yaşanıyor. Bunların nedeni de ısınma. Küresel Isınma ve iklim değişimlerine bağlı olarak, özellikle son 30-35 yılda dünya genelinde sıcaklıklarda ve afetlerin sayılarında artış olduğu bilimsel gerçek. Türkiye’de bu durumlardan etkileniyor. Tarihsel süreçlerde de ısınma ve soğuma dönemlerinin tekrarladığını görüyoruz. Hep bahsediyorum, ‘ısınma’ bir sonuç değil, soğuma da dahil olmak üzere ‘İklim Değişikliği’nin bir sebebi. Kutupları dünyanın soğuk üreten merkezi kabul edin, evdeki buzdolabı gibi. Bir ısınma sebebiyle buzdolabının contaları gevşese, kapı aralansa, dolabın içindeki soğuk kaybı (yani ısınma) ile yemekler çürür, ama mutfağınız buz gibi olurdu dimi?" dedi.

Bu arada bazı meteorologlar, aralıklarla olmak üzere onlarca yıl sürmesi beklenen Soğuma Evresi ile Küresel Isınma etkilerinin azalmasını umuyor.  Küresel Isınma’nın iklimleri ciddi anlamda etkilediği, deniz seviyesini yükselttiği, büyük fırtınalar, taşkınlara yol açan şiddetli yağışlar, aşırı sıcaklar ve soğuklar ile kuraklıkların süreleri ve sıklıkları üzerinde önemli etkileri olduğu biliniyor. 

Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış.

ÖNEMLİ UYARI

İçeriğinde, habere konu olan kişiler, üçüncü kişiler ve haber sahipleri hakkında tehdit, küfür, hakaret, karalayıcı ve maksadını aşan yorumların yayınına izin verilmez. Bu tür yorumlarda bulunanlar için Türk Ceza Kanunu'nun 125. ve 126 maddelerinin ilgili hükümlerine göre ceza davası açılabilir. İçeriğinde bu unsurları barındıran yayınına izin verilmiş ya verilmemiş yorumlar, yorumun gönderildiği IP adresleri ile birlikte, gerektiğinde, ilgili adli ve idari makamlar veya birimler tarafından talep edildiğinde yasa hükümleri gereği söz konusu makamlar ya da idari birimlere iletilir. Okurlara ait bu tür yorumlarda kuruluşumuz mesuliyet ve yasal sorumluluk kabul etmez. Yorumlarınızda bu noktaya hassasiyet gösterdiğiniz için teşekkür ederiz.

Yorum Yaz